“Kedileri Durakta İstemiyoruz” Diyen Vicdansızlara Hayvansever Adamdan Ders Niteliğinde Cevap

“Kedileri Durakta İstemiyoruz” Diyen Vicdansızlara Hayvansever Adamdan Ders Niteliğinde Cevap

Onlardan duyduğumuz sadece iki ses var; miyav ve havhav. Ne kadar “pisi pisi” de desek, “yaramazlık yok” da desek, onlarla iletişimimiz ses yoluyla değil ruh yoluyla gerçekleşiyor. Bir hayvanın gözlerine baktığımızda ruhunu görebiliyor, onun ne demek istediğini hemen anlayabiliyoruz.

Biz anlıyoruz ama ne yazık ki ülkemizde hayvan hakları üzerine söylenmesi gereken çok laf ve zihniyeti değişmesi gereken milyonlarca insan var. İşte böyle bir insanla karşılaşan hayvansever adamdan 1000 pati gücündeki cevabı…

İzmir Narlıdere’de otobüs durağına sığınan ve burayı mesken edinen bir kedi, vatandaşların “duraktaki banka oturamaması” gerekçesiyle hem belediyeye hem de muhtara şikayet edildi. Bu duruma içerleyen hayvansever Davut Sabırsız’ın durağa astığı hayat dersi niteliğindeki yazı ise sosyal medyada viral oldu.



Belediye ve muhtarlık duyarlılık göstererek kediyi duraktan uzaklaştırmadı. Vatandaşların şikayetleri, Narlıdereli hayvanseverler tarafından duyulunca olay tepkiye yol açtı.

Durakta istenmeyen kedi için yazı astı, paylaşım rekoru kırdı.



Olayın bu kadar geniş kitlelere yayılacağını tahmin etmediğini kaydeden Davut Sabırsız, “Bu kedinin durakta yaşamasından rahatsız olan bazı insanların belediyeye ve muhtara giderek kedinin atılması için şikayetlerde bulunması üzerine durağa bir yazı astım. Olayı, Narlıdere’de yaşayan bir hayvansever olan İnci Şimşek’in sosyal medya hesabından öğrendim ve duruma içerledim. Bu yazıyı asmamdaki amaç, kediyi şikayet eden insanlara yaptıklarının yanlış olduğunu göstermekti. Bütün amacımız farkındalık oluşturmaktı. Olay, beklemediğim kadar ilgi gördü. Çok sayıda kişi, kediyi sahiplenmek için mesaj attı ama hayvan doğası gereği bu mahalleye alıştığı için burada kalması daha mantıklı” dedi.

Dünyada, bir şeyleri yaşatmaya çalışanların yanı sıra öldürmeye çalışanların da olduğunu belirten Sabırsız, “Biz yaşatmaya çalışan kitleyiz. İnsanların, kediye bir kap mama ve su koymaktansa, enerjisini kediyi attırmaya harcaması bana bir insan olarak çok garip geliyor. Hayvanı sebep göstererek ‘biz burada oturamıyoruz’ demeleri bize çok mantıksız geliyor. Kedinin herkes tarafından bilinen bir adı yok ama tahminimce bu kedi, sahipliymiş ve sokağa atılmış. Ben de ‘Sokak Kızı İrma’ filminden esinlenerek ona ‘İrma’ diyorum. İrma şu anda bu durakta mutlu görünüyor. İmece usulü ile ona bakıyoruz” diye konuştu.



Davut Sabırsız’ın olayı duymasını sağlayan hayvansever İnci Şimşek de, şunları söyledi: “Bu kedi bir süredir bu durakta yaşıyor ama olay, durağa sığınan kedinin istenmemesi durumuna geldi. Kedi, belediyeye, muhtara defalarca şikayet edilmiş. Bu mahallede bireysel olarak hayvanlarla ilgilenen bir hayvanseverim. Bu kediyi belediyenin veterinerinde tedavi de ettirdim. Bir gün beni bir komşum arayıp ‘kediden iğreniyorum’ dedi. Kedi, duraktaki bankta oturduğu için insanlar oturamıyormuş. Kediyi hijyenik bulmuyorlarmış. ‘Kediyi yok edin’ dediler. Biz yok etmeye değil, yaşatmaya çalışıyoruz. Ben durumu sosyal medyada paylaşınca Davut Bey de yazıyı asıp yine sosyal medyada paylaştı. Olay adeta patladı, hayvanın durumu Türkiye’de duyuldu. Umarım bu olayla insanlar, hayvanların da yaşam hakkı olduğunu kanıksarlar. Dünya; hayvanıyla, insanıyla, bitkisiyle hepimizin dünyası.”



Davut Sabırsız’ın durağa astığı yazıda şu ifadeler yer aldı: “KENDİNİZDEN UTANIN” Bu çevrede oturan bazı vicdan yoksunu kişiler, üstte resmi olan kediyi şikayet etmişler. Güya duraktaki banka oturuyor diye pisleniyormuş ve kendileri oturamıyorlarmış. Kendilerine vicdan sahibi insanlar adına birkaç sorumuz var.

Bu kedi zor şartlarda yaşamaya çalışıyor. Onun yaşamasına yardımcı olmak yerine zorlaştırmaya çalışmaktan hastalıklı bir zevk mi alıyorsunuz?



Bu kedi, hava yağışlıysa, soğuksa biraz korunmak için durağa giriyor. Sizde hiç insaf, vicdan, akıl fikir yok mu?

Kendini korumaya çalışan bir canlıya böyle zalim davranıp nasıl ‘bana ne canım, ıslansın da üşüsün de’ diyebiliyorsunuz?



Bu duraktan oldukça bol ve sık otobüs geçmekte, dolmuş alternatifleri de çok. Mesai günlerinde taş çatlasa bankta oturacağınız süre 15 dakikayı geçmez. Üstelik bank zaten 3 kişilik. Başkası oturunca da oturamazsınız. En fazla 15 dakika ayakta kalsanız ölür müsünüz?



Bu kedi banka oturunca en fazla birkaç minik pati izi olur. Onu da bir mendille silersiniz illa ki oturacaksanız. Bu çok mu zor?



Hayatınızda hiçbir canlının yaşamasına yardımcı oldunuz mu? Zavallı hayvanı şikayet etmek yerine durağın yakınına bir kap su, biraz yiyecek koymak çok mu zor? Hayvan sevmeyen, doğa sevmeyen, korumayan, yaşatmaya çalışmayan kişiler, insanı da sevmez. Şu dünyayı çirkinleştiren sizin gibi sevgisiz, vicdansız, nefret dolu insanlarla yaşamak, bizler için ne kadar zor farkında mısınız?”






Paylaş